”Analizde belki de en önemli şey , direnmenin teşhisidir. Direnmeyi ilk olarak ve en etraflıca teşhis eden analist W.Reich’tır. Bu aslında onun analize yaptığı asıl katkıdır. Aynı derece de önemli bir katkı daha yapmıştır; baskılamanın üstesinden gelmek için bedeni gevşetmenin önemini gören , G. Groddek’den sonra , yegane kişidir. Karakter Analizi adlı kitabını yazdığında bu konunun üzerinde durmuştur. Direnme , sadece analizdeki değil , büyümeye , yaşamaya çalışan herkesin hayatındaki en hilekar şeylerden biridir.
İnsanın iki güçlü eğilimi vardır. Bunlardan biri , çocuğun doğumunda rahimden çıkmaya girişerek başlayan ilerleme dürtüsü ile birlikte aynı zamanda her şeyin yeni , her şeyin farklı olmasından duyulan özgürlük korkusu , risk korkusu denilebilecek büyük korku , diğeri ise neredeyse aynı derecede güçlü olan yeniden kıvrılıp geri dönme , ilerlememe eğilimidir.
Yeni korkusu, alışmadığı şeyin korkusu , daha önce hiç deneyimlemediği için belirli olmayan o korku , bütün bu korkular direnmelerin içinde, kişiyi ilerlemekten ,cesaret isteyen bir şey yapmaktan alıkoyan çeşitli manevraların içinde dışa vurulur.
Direnme hiç bir surette sadece analizin sorunu değildir. Aslında analizde ele alınan direnme veya aktarım gibi çoğu sorun , genel insani sorunlar olarak görece kısıtlıdırlar ,kaç kişi analiz edilir ki? Oysa genel açıdan , direnme ve aktarım , var olan en kuvvetli duygusal güçler arasındadır. Direnmelerimize bahane bulduğumuz zamanlarda daha hilekar olduğumuz bir an yoktur.”şeklinde aktarır E.Fromm Dinleme Sanatı adlı kitabında.
Direnmememiz gereken şeyler vardır. Manevra yapmadan hareket etmenin mühim olduğu anlar…
İtalyan mutfağı direnmenin son derece gereksiz olduğu mecralardan. Hele ki tabaklarını layıkıyla yapan işletmeler ile rastlaştığınızda.
Tam olarak ta böyle iki ayrı işletmeden bahsedeceğim.
Osteria Fratelli Mori Roma geleneksel mutfak ruhunu modern ve gösterişe kaçmadan yaşatan bir restoran.
İşletmenin giriş kapısından bile mekanın karakteri okunabiliyor adeta. Parlak kırmızı giriş Roma’nın canlı ruhunun yansıması…
İlk siparişimiz öküz kuyruğu ragusu, kereviz sosu ve parmesan ile servis edilen rigatoni makarna.
Makarna yüzeyinde parlaklık , sosun son aşamada makarna ile birlikte tavada iyi bir şekilde emülsifiye edildiğinin göstergesi. Makarna ile bütünleşmiş.Rigatoni içindeki boşluklar sosu içine çektiği için yoğun bir lezzet dokusu oluşmuş.
Ragu lif lif ayrılmış nefis bir aroma kazandırmış.Kerevizden yapılan pürüzsüz ve hafif tatlımsı sos ,ince dilimlenmiş parmesanın umami yapısı ile lezzet derinliği yaratmış
İkinci siparişimiz ise bütün halde servis edilen Roma usulü enginar.Roma mutfağının ikonik ürünlerinden.Sarımsak,zeytinyağı ve aromatik otlar ile ağır ağır pişirilmiş.Yaprakları lif lif ayrılacak kadar yumuşamış.Parlak yağ şefin ustalığının göstergesi.Kaliteli bir zeytinyağı ile enginarın doğal mineralitesi birleşince ortaya basit görünümlü nefis bir tabak çıkmış.
İyi ürüne müdahale etmemek İtalyan mutfağının en kuvvetli taraflarından..
İkinci olarak Vineria Di Roma-Trapizzino’da yerimizi alıyoruz.Trapizzino Roma’ya özgü bir sokak yemeği. Üçgen şeklinde dışı pizza hamuru gibi çıtır içi yumuşak, iç harcı Roma mutfağı geleneksel lezzetlerinden oluşan keyifli bir tat.
Üçlü olarak sipariş ediyoruz.
Trapizzino Cacciatora Chicken (Avcı usulü tavuk denilebilir);sirke ,beyaz şarap ,sarımsak,biberiye ve zeytinyağı ile pişirilmiş tavuktan oluşuyor. Tavuk ağır bir şekilde pişirilmiş. Ekmeğin hafif asidik fermantasyonu ile biberiyenin reçinemsi aroması uyumlu.
Trapizzino Meatball İn Tomato Sauce ;domates soslu köfte.Dana eti ile hazırlanmış köfteler grana padano peyniri,maydanoz ve baharatlar ile servis ediliyor.Lezzetli.
Trapizzino Eggplant Parmigiana (Patlıcan Parmigiana)domates sosu,mozzarella ve grana padano peyniri ile katmanlanıp fırılanmış patlıcan.Hafif ve sebze odaklı. Dengeli malzeme kullanımı zevkimizi perçinledi.
Üzerine bir Suppli fena olmaz diye düşünüyoruz.Dışı çıtır.Pirinci lapa değil.Tane yapısı korunmuş.Yağ çekimi iyi.Mozzarella yağı ve pirincin nişastamsı gövdesi ile içten akışkanlığı harika.
”Bazı insanların ömrü vakit kazanmakla geçer…Ben zamana , kendi zamanımına çelmek atmakla yaşıyorum”şeklinde ifade eder Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı eserinde Ahmet Hamdi Tanpınar’ın.
Zamana çelmek atmak isterseniz doğru adres her iki işletmede.
Genel anlamda her iki restorandan bizleri memnun etti.
Fiyatlar her iki işletme için makul.Osteria Fratelli Mori için rezervasyon gerekiyor.
Afiyetle.
This entry was posted in Uncategorized


