”Köpek Leo kulağı havada , aniden donakaldı. Bir çıtırtı duydu. Hiç şüphe yok: yukarıda bir çocuk tavuk nugget’ları kemiriyor. Av başlıyor. Her şeyden önce , çocuğa sessizce yaklaşmalı , göz göze gelmeli , sonra nazikçe bakmalı , patinizi vermelisiniz… Operasyon başarılı : nazik çocuk köpeğe yarım nugget atıyor. Ancak hayal kırıklığının gelişi uzun sürmüyor. Bu sentetik yiyecek , o umut edilen tattan çok uzak. Köpeklerin ve sahiplerinin uzun zamandır tadını çıkardığı harika tavuk lezzetinden eser yok! Tüm halkların saygı duyduğu bir hayvan nasıl bir nugget parçasına dönüştü? Tavuk cehennemine düşüş olmuştu .İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Abd Hükümeti ,mühendislerini bilimkurgunun tüm özelliklerini taşıyan bir arayışa soktu:” geleceğin tavuğunu ”bulmak. Sponsorlarla dolu büyük bir yarış , en iyi laboratuvarları ve en büyük şirketleri daha karlı kümes hayvanları geliştirmek için kırbaçladı. Amaç gezegeni beslemek değil , çokuluslu şirketlerin büyümesini sağlamaktı. Bu sistematik bilimsel avda , hiçbir gen şansa bırakılmadı. En verimli ırklar arasında ustaca yapılan melezlemeler sayesinde ”geleceğin tavuğu ”ortaya çıktı. Geleneksel ırklardan sekiz kat ağır ve 30 kat fazla yumurtlama kapasitesine sahip ultra-rekabetçi, ultra hızlı büyüyen bir kuş geliştirdiler. Geleceğin tavuğu 40 gün sonra yemeye hazır hale gelirken , çiftlikteki rakiplerinin olgunluğa ulaşması neredeyse iki yüz gün sürüyor ve 10 yıldan fazla yaşayabiliyordu. Ve kar payları için birde bonus var: bu tavuğun performansı bir sonraki nesle aktarılmıyor , bu çiftçileri geleceğin tavuğu yarışında kazanan ve bugün hala tekel olan 4 şirketten sürekli civciv satın almaya zorluyor. Bu küresel bir gelgit dalgası oldu .1960l’larda dünyada 500 milyon tavuk vardı , bugün ise 30 milyardan fazla tavuk var” diye aktarıyor Dünyanın En Güzel Yemekleri adlı kitabında Bill François..
Restoran artışında da farklı nedenlerden ötürü 1960’lı dönemlere göre muazzam bir artış söz konusu. Bugün artık son derece rekabetçi, ultra hızlı büyüyen bir sektöre dönüştü.
Aynı standartta , niteliksiz veya niteliği son derece düşük tabaklar çıkaran işletme sayısı malumunuz.
Bunların karşında ; düzene yenik düşmeyen fakat günün koşullarına göre esneklik kazanan, nitelikli şeflerin önderliğinde damağınızı hoşnut etmenin yanında yeme zevkinizi arttırma şiarını yerine getirme amacını da taşıyan, temsil alanını kuran işletme sayısı da hiçte az değil.
Roma’da Santo Palato bu tip adreslerden.
Rezervasyonumuz 19:30’da. O saatten önce işletmenin kepenkleri tam anlamıyla açılmıyor. Sonrasında masalarınıza davet ediliyorsunuz.
Şık ve açık mutfağı olan bir yer.
Menü incelememizi tamamlıyoruz.
Başlangıç olarak domates soslu füme dana yüreği sipariş ediyoruz. Yanında getirilen ekşi maya üzerine domatesli ekmek leziz.
Dana yüreği gerçekten iyi marine edilmiş. Çok iyi bir zeytinyağı kullanıldığı aşikar. Et taze, rengi canlı ve parlak. Etin çiğ dokusunu zeytinyağı yumuşatmış. Böylece yüreğin lezzeti daha da belirgin hale gelmiş.
Verdure di stagione ripassate(tavada çevrilmiş mevsim sebzeleri) olarak menüde yer alan yemekte ;sotelenmiş kurutulmuş balık sebzeleri ve Çin marulu kullanılmış. Ripassata tekniği; İtalyan mutfağında sebzelerin önce haşlanıp (buharda da pişirilebilir)ardından sarımsak ,zeytinyağı ve acı biber ile tavada yüksek ateşte sotelenmesidir. Sebzelerin parlaklığı iyi kalite bir zeytinyağı ile harmanlama işleminin yapıldığının işaretleri. Çok fazla öldürülmeden diri bırakılmış. Besin değeri korunmuş. Çıtırlık hissediliyor. Porsiyon garnitür için ideal düzeyde. Hafif ve iyi bir başlangıç.
Tavuk ciğerli frittata(bir tür İtalyan omleti)güçlü bir tabak. Ciğerin parçaları biraz kuru. Sonradan eklenmiş olabilir. Ciğerin demirsi tadı peynirin sütlü tadı ile dengelenmiş. Yüksek ısıda alt kısmı tamamen erişmiş ve köpürmüş. Herkese hitap etmeyebilir. Karakterli bir tabak.
Rigatoni alla carbonara .Kalın silindir boru formunda olan makarna tipi olan Rigatoni iç kısmı boş olduğu için sosu içine alır. Sos parlak sarı. Pecorino ve yumurta emülsiyonu çok iyi. Kıvam akışkan ancak kesilmemiş. Kritik nokta doğru bir şekilde yerine getirilmiş. Et yağını bırakmış.
Spaghettoni all’Amatriciana ;İtalyan klasiklerinden. Roma mutfağının temel yemeklerinden sayılır. Amatrice kasabasından gelir. Al dante direnci sağlanmış. Sos ve nişasta emülsiyonu son derece iyi bağlanmış. Sos uzun süre kısık ateşte demlenmiş. Asiditesi kırılarak tatlılığı ön plana çıkmış.Pecorino Romano kontrollü bir şekilde rendelenmiş. Yemeğe tuzlu ,keskin karakteristik bir dokunuş katmış. Taze çekilmiş karabiber hafif baharatlılık katmış.Sos tamamen makarnaya tutunmuş
Şarap olarak Scandelara Barbera 2023 Vino Rosso tercih ettik. Orta gövdeli. Canlı asiditesi yoğun zeytinyağının damaktaki yağlı hissi temizliyor.Hafif baharat ve mineral dokunuşları ön planda.
Genel olarak tabaklardan memnun kaldık. Özellikle makarnalardan.
Japoncada iyi bir yemeğe olan derin sevgi ve beğeniyi ifade etmek için ”kuidaore”kelimesi kullanılır. Batana kadar ya da tüm paranızı yemeğe harcamak anlamına gelir. Kuidaore kelimesini bazı tabaklarında yakalamayı başaran gerçekten iyi bir restoran.
Rezervasyon muhakkak gerekiyor.
Fiyatlar bu tip bir restorana göre normal düzeyde.
Afiyetle.
This entry was posted in Uncategorized


